Gecenin sesini dinledim az önce. Sessizliğinde öyle çok şey gizli ki. Sessiz ama bir o kadar da sesli, sessiz çığlığını duydum gecenin. Benim penceremden...
Martılarla konuştum Bursa’dan İstanbul’a dönerken vapurda. Ondan önce yakıp sigaramı, vapurun sol kanadında dikildim. Kollarımı dayayıp korkuluğa, uçsuz bucaksız çarsaf gibi dümdüz denizi izledim...
Aşk !. Üç harften ibaret olan bu sözcük, kim bilir kimlerin hayatını değiştiriyor zaman içinde. Ben mi ? Hayır. Benim hayatımı etkilemedi hiçbir zaman....
Şu zamansız gidişleri sevemedim bi türlü. En çok da hayatın ellerimden akıp gidişini, kaybedilmişlikleri yaşatmasını. Sevdiğim yanı sanırım anı yaşatması, en çok anı yaşatmasını...
3510 sefer sayılı otobüs yolculuğumun, su üzerinde devam eden kısmındayım şu an. İstikamet Bursa’dan İstanbul’a… Vapurun arka kısmında oturup, bir parça simit uğruna havada...